Askere ilk girilen gün ile terhis günü birbirinin neredeyse tam tersi.
İlk günlerde insanın aklından “Nereye geldim?” düşüncesi geçebiliyor. Terhis yaklaşınca ise bu kez günler değil, saatler sayılıyor. Eve dönme fikri giderek büyüyor ve kışlanın kapısından bir an önce çıkmak isteniyor.
Fakat son gün geldiğinde iş yalnızca eve dönme sevincinden ibaret kalmıyor.
Aylarca her gün gördüğünüz insanların büyük bölümünü, birkaç saat sonra belki bir daha hiç görmeyeceğinizi fark ediyorsunuz.
İşte terhisin en garip tarafı biraz da burada başlıyor.
Askere Girerken ve Çıkarken Aynı Yer Neden Bu Kadar Farklı Hissettiriyor?
Askere girişte bilinmezlik ağır basıyor. Yeni bir şehir, yeni insanlar, yeni kurallar ve nasıl geçeceği bilinmeyen aylar var.
Terhiste ise tablo tamamen değişiyor.
Artık:
kışlanın düzenini biliyorsunuz,
arkadaşlarınızla aylar geçirmişsiniz,
yaşanan iyi ve kötü günleri paylaşmışsınız,
eve dönüş tarihi birkaç saate kadar yaklaşmış.
Bu yüzden askere gelirken insanı geren yer, terhis günü çıkmak için sabırsızlanılan bir kapıya dönüşebiliyor.
Ama o kapıdan çıkınca geride yalnızca askerlik değil, birlikte geçirilen aylar da kalıyor.
Son Gece Neden Bu Kadar Akılda Kalıyor?
Son gece, normal bir askerlik gecesi gibi geçmeyebiliyor.
Bu deneyimde terhisten önceki gece arkadaşlarla sabaha kadar oturuldu. Sohbet edildi, eğlenildi, günlük askerlik düzeninin içinde daha sonra hatırlanacak küçük anlar yaşandı. Hatta duşta kendi aralarında yapılan su savaşı bile son gecenin eğlenceli hatıralarından biri olarak kaldı.
O gece iki duygu aynı anda yaşanıyor:
“Sabah evime gidiyorum.”
ve hemen arkasından:
“Bu insanlarla belki son kez aynı yerdeyim.”
Bir tarafta özgürlüğe birkaç saat kalmasının heyecanı, diğer tarafta aylardır yan yana olunan insanlarla vedalaşma duygusu var.
Bu yüzden terhisten önceki son gece, askerlik boyunca geçirilen diğer gecelerden daha farklı hatırlanabiliyor.

Usta Birliğinde Kurulan Dostluklar Terhisten Sonra da Devam Edebilir
Askerlikte tanışılan insanların çoğu normal hayatta belki hiçbir zaman karşılaşmayacağınız kişiler.
Farklı şehirlerden, farklı mesleklerden ve farklı hayat düzenlerinden insanlar aynı koğuşta veya aynı görev ortamında aylar geçiriyor.
Bu deneyimde özellikle usta birliğinde güçlü dostluklar kuruldu.
Terhisten yalnızca birkaç gün sonra da bunun güzel bir tesadüfü yaşandı. Birkaç ay önce terhis olmuş askerlik arkadaşlarından birinin aynı mahallede yaşadığı fark edildi ve sivil hayata döndükten sonraki ilk buluşmalardan biri onunla yapıldı.
Askerlik bitiyor ama bazı arkadaşlıklar kışlanın kapısında bitmiyor.

“Askerlik Arkadaşı Başkadır” Sözü Neden Söyleniyor?
Askere gitmeden önce “Askerlik arkadaşı başkadır” sözü biraz klişe gelebilir.
Fakat aynı ortamda aylar geçirince bu sözün neden bu kadar sık söylendiği daha anlaşılır hale geliyor.
Normal hayatta arkadaşlıklar çoğu zaman ortak ilgi alanları veya sosyal çevre üzerinden gelişiyor. Askerlikte ise insanları birbirine yaklaştıran şey daha farklı:
aynı koğuşta yaşamak,
aynı saatlerde kalkmak,
aynı görevleri yapmak,
aynı sıkıntıları geçirmek,
aynı güzel anlara gülmek,
terhis gününü birlikte beklemek.
Bazen normal hayatta hiçbir ortak noktası olmayacak iki insan, askerlikte birbirinin en yakın arkadaşı haline gelebiliyor.
Çünkü dostluk yalnızca sohbetten değil, aynı dönemi birlikte yaşamış olmaktan doğuyor.
Terhis Günü Vedalaşmak Neden Zor Olabiliyor?
Aylar boyunca insanlara alışılıyor.
Her sabah aynı yüzleri görmek, birlikte yemek yemek, aynı yerde çalışmak ve günün büyük bölümünü aynı insanlarla geçirmek zamanla çok sıradan hale geliyor.
Terhis günü ise bunun bir anda sona ereceği fark ediliyor.
Kimisi birkaç saat sonra başka bir şehre, kimisi ülkenin tamamen başka bir tarafına gidiyor. Telefon numaraları alınsa ve iletişim sözü verilse bile herkesin yeniden aynı hayatın içinde buluşması kolay değil.
Bu yüzden terhis günü yalnızca “askerliğim bitti” günü değil.
Bir anlamda:
“Burada kurduğum hayat da bugün bitiyor.”
duygusunu taşıyabiliyor.
Terhisten Sonra En Çok İnsanlar mı Hatırlanıyor?
Bir süre sonra askerlikteki birçok ayrıntı silikleşebilir.
Hangi gün ne görev yapıldığı, hangi saatte ne olduğu veya sıradan geçen bir gün unutulabilir.
Ama bazı yüzler ve küçük anlar çok daha uzun süre kalıyor.
Bir gece yapılan sohbet, saçma bir şakaya dakikalarca gülmek, zor bir günde birbirine destek olmak veya son gece sabaha kadar oturmak…
Askerliğin sonunda geriye yalnızca görev yapılan birlik değil, orada tanınan insanlar da kalıyor.
Kısaca: Terhis Sevinci ile Ayrılık Aynı Anda Yaşanabiliyor
Askere ilk girerken insanın tek düşündüğü şey bazen oraya nasıl alışacağı oluyor.
Aylar sonra terhis yaklaşınca ise bu kez akılda ev, aile ve yeniden özgürce yaşamak var.
Fakat son gece geldiğinde başka bir gerçek ortaya çıkıyor: Aylarca hayatın merkezinde olan insanlar birkaç saat sonra başka yönlere dağılacak.
Askere giriş → alışma → birlikte geçen aylar → son gece → terhis → vedalaşma
Belki de “askerlik arkadaşı başkadır” sözünün anlamı en çok o son gece ve terhis sabahında anlaşılıyor.

